

Uzun yıllar hayatımı yöneten görünmez bir cümle vardı: “Bunu hak ediyorum.” Çalışıyorum. Üretiyorum. Koşturuyorum. Londra’nın temposu kimseye merhamet etmez; ben de kendime merhamet etmiyorum. Sabah toplantıları, öğle tadımları, akşam açılışları, gece yarısı uçuş yemekleri… Gazetecilik dışarıdan bakıldığında renkli bir dünyanın kapılarını aralıyormuş gibi görünür. Davetler, lansmanlar, açılışlar, seyahatler, röportajlar… Oysa işin gerçeği daha karmaşıktır. Önünüze […]



