X’ten Sahte İran Savaşı Videolarına 90 Günlük Ceza

ABD ile İran arasında tırmanan savaşın ardından sosyal medya platformu X’te yapay zekâ ile üretilmiş sahte savaş görüntülerinin sayısında dikkat çekici bir artış yaşandı. Platform yönetimi, bu içerikler üzerinden gelir elde eden hesaplara yönelik yeni bir yaptırım uygulayacağını açıkladı. Ancak kararın kapsamı ve nasıl uygulanacağı tartışma konusu oldu.
Detaylar haberimizde…

.“AI ile Üretildi” Etiketi Şartı
Donald Trump’ın geçen hafta İran’a yönelik yeni bir askeri operasyon başlatmasının ardından sosyal medya platformu X’te sahte fotoğraf ve videoların sayısında dikkat çekici bir artış yaşandı. Özellikle yapay zekâ ile üretilmiş savaş görüntüleri milyonlarca kez izlenirken, platformun bu içeriklere karşı bugüne kadar kayda değer bir önlem almaması eleştirilere yol açtı.
Tepkilerin büyümesi üzerine X’in Ürün Başkanı Nikita Bier, salı günü yaptığı açıklamada yeni bir politika devreye soktuklarını duyurdu. Buna göre, silahlı çatışmalara ilişkin yapay zekâ üretimi videoları, açık bir şekilde “AI ile üretildi” ibaresi eklemeden paylaşan kullanıcılar, 90 gün boyunca “Creator Revenue Sharing” programından men edilecek. Bier, tekrar eden ihlallerde ise kalıcı yasak uygulanacağını belirtti.
Gelir Paylaşımı Üzerinden Yaptırım
Yeni politika doğrudan içerik üreticilerinin gelir modelini hedef alıyor. X’te aktif olan “Creator Revenue Sharing” sistemi, yüksek etkileşim alan hesaplara reklam gelirinden pay veriyor. Dolayısıyla platform, sahte içerikleri tamamen silmek yerine, bu içerikler üzerinden para kazanılmasını engellemeyi tercih etmiş görünüyor.
Bier’e göre ihlaller iki yolla tespit edilecek:
- Topluluk Notu (Community Note) eklenen paylaşımlar
- İçerikte generatif yapay zekâ araçlarına ait meta veriler ya da teknik izler
Ancak uygulamanın nasıl denetleneceği belirsizliğini koruyor. Açıklamanın videonun içine mi gömülmesi gerekecek, yoksa yalnızca gönderi metninde yer alması yeterli olacak mı? Bu sorulara henüz net bir yanıt verilmedi.
Platformda daha önce “parodi” etiketi gibi ibarelerin kullanıcı adı içinde gizlenmesiyle yapılan manipülasyonlar düşünüldüğünde, yeni kuralın da çeşitli boşluklar barındırabileceği değerlendiriliyor.
ABD-İran Savaşı ve Dijital Kaos
ABD ve İsrail’in İran’da başlattığı operasyonların ardından yayılan içeriklerin bir kısmı doğrudan çatışma görüntüsü gibi sunuldu. Özellikle İran’ın dini lideri Ali Khamenei’nin hayatını kaybettiğine ilişkin haberlerin ardından bilgi kirliliği zirve yaptı.
Sosyal medyada dolaşıma sokulan sahte görsellerden biri, düşürüldüğü iddia edilen bir ABD savaş pilotunu gösteriyordu. Görselde, pilotun Kuveytli bir kişi tarafından İranlı sanılarak saldırıya uğradığı ileri sürüldü. Ancak dikkatli incelendiğinde görseldeki kişilerin parmaklarının eksik ya da şekilsiz olduğu görüldü — yapay zekâ üretimi görsellerde sıkça rastlanan bir hata.
Ayrıca görselde Google’ın yapay zekâ filigranı olan “SynthID” yer alıyordu. Bu da içeriğin bir generatif yapay zekâ ürünü olduğunu açıkça ortaya koyuyordu.
Tel Aviv Videosu: Yapay mı Gerçek mi?
En çok paylaşılan içeriklerden biri de İsrail’in Tel Aviv kentinin roketlerle vurulduğunu gösterdiği iddia edilen bir videoydu. Milyonlarca görüntüleme alan video, BBC’nin dezenformasyon takipçisi Shayan Sardarizadeh tarafından incelendi.
Sardarizadeh’e göre videoda bir dizi “kırmızı bayrak” bulunuyor:
- Sokaktaki araçların gerçekçi olmayan, tuhaf şekillerde olması
- Ses kaydında yer alan “Tel Aviv, buna inanamıyorum” ifadesinin aşırı kusursuz ve yapay bir ton taşıması
- Işık ve gölge geçişlerinde doğal olmayan pürüzler
Buna rağmen birçok kullanıcı, X’in yapay zekâ sohbet botu Grok’a videonun gerçek olup olmadığını sordu. Grok’un ise videonun gerçek olduğunu söylediği öne sürüldü.
Hatta bazı kullanıcılar, “Grok gerçek dedi, demek ki doğru” ifadeleriyle paylaşım yaptı.
Uzmanlara göre Grok’un bir doğrulama aracı gibi kullanılması ciddi bir problem. Daha önce II. Dünya Savaşı’na ilişkin hatalı bilgiler üretmesiyle gündeme gelen sistem, güvenilir bir teyit mekanizması olarak görülmüyor.
Yapay Olmayan Ama Yanıltıcı İçerikler
Yeni politika yalnızca yapay zekâ ile üretilmiş içerikleri kapsıyor. Ancak savaş dönemlerinde manipülasyon yalnızca AI ile yapılmıyor.
Örneğin, Suudi Arabistan’daki ABD Büyükelçiliği’nin yandığını gösterdiği iddia edilen bir video viral oldu. Gerçekten de İran’a ait iki İHA’nın büyükelçilik binasına saldırdığı New York Times tarafından doğrulandı. Ancak dolaşımdaki video güncel değildi; en az bir ay önce YouTube’a yüklenmişti ve mevcut çatışmayla ilgisi bulunmuyordu.
Bir başka viral içerik ise “İran uçağı ABD gemisine karşı” başlığıyla 7 milyondan fazla izlendi. Ancak görüntüler bir video oyununa aitti. Bu tür içeriklerin AI üretimi olmaması, yeni kurala takılmayacakları anlamına geliyor.
Dubai’deki sözde “CIA merkezinin” İran tarafından vurulduğunu gösterdiği iddia edilen bir başka video ise 2015 yılına ait çıktı.
Siyasetçiler de Yanıldı
Yanlış bilgilerin yalnızca anonim hesaplardan yayılmadığı görüldü. Fox News sunucusu Bret Baier sahte büyükelçilik videosunu paylaşırken, Teksas Valisi Greg Abbott video oyunu görüntüsünü gerçek sanarak yayımladı. Her iki isim de paylaşımlarını daha sonra sildi.
Bu durum, dezenformasyonun yalnızca marjinal hesaplarla sınırlı olmadığını, ana akım figürlerin de kolaylıkla bu dalgaya kapılabildiğini gösterdi.
X: Dezenformasyonun Merkezi mi?
X, son yıllarda kriz anlarında en yoğun dezenformasyonun yayıldığı platformlardan biri haline geldi. 2022’de Elon Musk’ın Twitter’ı satın almasının ardından içerik moderasyonu politikalarında köklü değişiklikler yapıldı.
Daha önce yasaklanan komplo teorisyenlerinin geri çağrılması ve “mavi tik” sisteminin değiştirilmesi, kullanıcıların hangi hesaplara güvenebileceği konusunu belirsizleştirdi.
Ayrıca generatif yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesi, sahte içerik üretimini son derece kolaylaştırdı.
Musk’ın başlattığı gelir paylaşım programı ise etkileşim uğruna sansasyonel ve doğrulanmamış içeriklerin yayılmasını teşvik eden bir unsur olarak eleştiriliyor.
“Her Şey AI Olacak” Vizyonu
Aşırı sağ yorumcu Matt Walsh, yeni politikanın yeterli olmadığını savundu ve “Neden AI içeriği açıklama yapmadan paylaşan herkes askıya alınmıyor?” diye sordu.
Ancak Musk’ın geçmiş açıklamaları, X’in geleceğinde AI içeriklerin merkezi bir rol oynayacağını gösteriyor. Musk, geçen yıl podcast yayıncısı Joe Rogan ile yaptığı bir söyleşide, beş-altı yıl içinde tüketilen içeriklerin büyük bölümünün yapay zekâ tarafından üretileceğini söylemişti.
Bu vizyon, platformun AI içeriklere tamamen yasak getirmesinin pek olası olmadığını düşündürüyor.
Asıl Soru: Amaç Para Değilse?
Yeni düzenleme, esas olarak finansal motivasyonla sahte içerik paylaşanları hedef alıyor. Peki ya kamuoyu oluşturmak, siyasi manipülasyon yapmak ya da yalnızca kaos çıkarmak amacıyla içerik paylaşanlar?
Bu hesapların gelir kaybı gibi bir kaygısı yoksa, 90 günlük para cezasının caydırıcılığı sınırlı kalabilir.
Bier de açıklamasında, savaş dönemlerinde sahadaki gerçek bilgilere erişimin hayati önem taşıdığını kabul etti. Ancak yapay zekâ teknolojilerinin geldiği noktada, yanıltıcı içerik üretmenin “son derece kolay” olduğunu vurguladı.
X ise gazetecilerin sorularına yanıt vermedi. Platformun, Musk’ın satın almasından bu yana medya kuruluşlarıyla ilişkilerinde mesafeli ve zaman zaman düşmanca bir tutum sergilediği biliniyor.
Dijital Savaşın Yeni Cephesi
ABD-İran gerilimi yalnızca sahada değil, dijital platformlarda da sürüyor. Yapay zekâ üretimi görüntüler, kamuoyunu yönlendirme potansiyeli taşıyor. X’in attığı adım, bu soruna karşı atılmış sınırlı bir müdahale olarak değerlendiriliyor.
Ancak uzmanlara göre, yalnızca gelir kesintisi uygulamak, dezenformasyon çağında yeterli olmayabilir. Çünkü artık savaşlar yalnızca silahlarla değil, algoritmalar ve yapay görüntülerle de yürütülüyor.
Ve görünen o ki, bu dijital cephede mücadele daha yeni başlıyor.


