
Marka, bu yeniden lansman için İtalya’daki bir banliyö trenini baştan aşağı dönüştürdü. All Conditions Express adı verilen proje kapsamında tren, Milano şehir merkezinden Alpler’e uzanan hatta davetlileri taşırken yolculuğun kendisini ACG’nin fonksiyonellik, dayanıklılık ve performans vaadini somutlaştıran hareketli bir marka deneyimine çevirdi.

Tasarım tamamen şirket içi ekip tarafından hazırlandı. ACG koleksiyonunun imza rengi olan yanık turuncu trenin hem dış hem iç yüzeylerinde baskın şekilde kullanıldı. Üçgen ACG logosu neredeyse her alanda konumlandırılırken, Nike’ın ikonik Swoosh logosuna bilinçli olarak yer verilmedi. Bu tercih, odağı ana markadan ziyade ACG’nin bağımsız konumlandırmasına taşıdı.

İç mekânda vagonlar birer alp ana kampı atmosferi sunacak şekilde kurgulandı. Turuncu döşemeli özel oturma alanları, tırmanış ve koşu ekipmanlarına ayrılmış bölümlerle desteklendi. Klasik dağ sığınaklarından ilham alan kafe alanı trenin sosyal merkezi olarak tasarlanırken, markalı ürünlerin sergilendiği bir bölüm ve kahve barı da deneyimin parçası oldu.

Trenin arka bölümünde ise macera sonrası dinlenmeye ayrılmış bir “recovery” alanı yer aldı. Odun sobasının etrafında konumlanan sedirler ve asılı dinlenme koltukları, teknik performans anlatısını sıcak bir atmosferle dengeledi.

Nike Tasarım Direktörü Martin Lotti, outdoor kategorisinin genellikle fazlaciddi bir dil kullandığını belirterek, markanın bu projede “en üst seviyede problem çözen ama aynı zamanda tavır koyan” bir yaklaşım benimsediğini ifade etti.

All Conditions Express, sıradan bir ulaşım aracını deneyimsel bir marka platformuna dönüştürerek ACG’yi yalnızca teknik bir ürün serisi değil, başlı başına bir outdoor kültürü olarak yeniden konumlandırıyor. Nike, bu hamleyle alt markasını ana markadan ayrıştırırken, deneyim tasarımı üzerinden güçlü bir marka dünyası inşa ediyor.
The post Nike, Milano–Cortina’da turuncu trenle ACG’yi yeniden sahneye taşıyor appeared first on Campaign Türkiye.


