

“İngiliz mutfağı diye bir şey yok.” Bu cümleyi ilk ne zaman duydum hatırlamıyorum ama Londra’da her tekrarlandığında içimden sessizce gülümsüyorum. Çünkü var. Bağırmadan. Gösteriş yapmadan. Ama kökleriyle, hafızasıyla ve karakteriyle var. İş seyahatleri dışında yılım İzmir, Londra, Nice, San Francisco ve New York arasında geçiyor. Bu hafta yine Londra’dayım. Belirli bir plan olmadan, sadece keşfederek […]



