
Bitcoin, kripto paralara destekleyici yaklaşımıyla öne çıkan Trump yönetimi dönemine rağmen beklenen yükselişi yakalayamazken, piyasadaki sert düşüş yeni bir çöküş tartışmasını da beraberinde getirdi.
Detaylar haberimizde…
Bitcoin, Trump’ın kripto paralara son derece sıcak yaklaşan yönetiminin ilk yılı olan 2025’te yakaladığı ivmeyi yeniden kazanmakta zorlanıyor.
Token hâlâ yaklaşık 67 bin dolar seviyesinde seyrediyor; bu rakam, ekim ayında ulaştığı ve neredeyse bunun iki katı olan tüm zamanların en yüksek seviyesine kıyasla ciddi bir düşüş anlamına geliyor. Bitcoin, yılın ilk 50 gününde yüzde 24 değer kaybederek tarihindeki en kötü yıl başlangıcını yaşadı.

Piyasada Düşüş Sonrası Artan Belirsizlik
Bu sarsıcı gerileme, bazı eleştirmenlerin Bitcoin’in tamamen çökebileceğini ve değerinin sonunda sıfıra kadar düşebileceğini öne sürmesine yol açtı. Oldukça tartışmalı olan bu görüş, sert bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Bitcoin savunucuları ise temel dinamiklerde hiçbir şeyin değişmediğini, düşüşün asıl nedeninin makroekonomik belirsizlikler, tartışmalı Federal Reserve politikaları ve büyüyen bir yapay zekâ balonuna dair korkuların tetiklediği büyük satışlar olduğunu savunuyor.

Eleştirmenler ise Bitcoin’in altınla olan değer bağının kopmasına dikkat çekiyor. Bu durumun, uzun süredir yatırımcılar için bir “dijital altın” ve güvenli liman olarak sunulan Bitcoin’in kimlik krizine girdiğini gösterdiği ifade ediliyor.
Ortaya çıkan tablo, kripto dünyasında yaygın olarak kullanılan bir terim olan korku, belirsizlik ve şüpheyi — yani FUD’u — beslemiş durumda. X’te viral olan bir paylaşıma göre, Google Trends verileri “Bitcoin sıfıra mı gidiyor” ve “Bitcoin öldü mü?” gibi aramalarda ciddi bir artış olduğunu gösteriyor.
Decrypt’in aktardığına göre, genel kripto piyasa hissiyatını yansıtmak için kullanılan “Crypto Fear and Greed Index” de “aşırı korku” seviyesine geriledi ve 2019’dan bu yana en düşük noktasına ulaştı.
Öte yandan, tahmin piyasası platformu Polymarket kullanıcıları da Bitcoin’in 80 bin dolara toparlanmadan önce 60 bin doları görmesinin daha olası olduğunu düşünüyor.

Buna rağmen, Bitcoin’in tamamen sıfıra düşebileceği iddiası hâlâ geniş çapta tartışmalı. Dünyadaki en büyük kurumsal Bitcoin sahiplerinden biri olan Strategy’nin yönetim kurulu başkanı Michael Saylor’a göre ise tablo o kadar karamsar değil.
“Bir kripto kışının ortasında olabiliriz ama bahar geliyor ve Bitcoin kazanıyor,” diye yazdı bu hafta başında X’te.
Bugün yaptığı başka bir paylaşımda ise, “Sıfıra gitmeyecekse, bir milyona gidiyor,” ifadelerini kullandı.
Şüpheciler ise Bitcoin’in uzun vadeli geleceği konusunda çok daha karamsar. Kriptonun yönünü kaybettiğini savunuyorlar.
Globe and Mail yatırım muhabiri Tim Shuffelt, “Bitcoin 15 yılı aşkın süredir var ama ne işe yaradığına bugün hâlâ daha yakın değiliz,” değerlendirmesinde bulundu. Shuffelt, “Artık Bitcoin’in arkasında bir hikâye yok. Trump yönetiminin kripto için altın bir çağ başlatması beklenirken, bu kadar yıkıcı birkaç ay geçirmesinin nedeni bile net değil,” dedi.
Bazı analistler ise Bitcoin’in toparlanmadan önce 50 bin dolara kadar gerileyebileceğini öngörüyor.
Standard Chartered dijital varlık araştırmaları başkanı Geoffrey Kendrick, The Block’a verdiği demeçte, “Önümüzdeki birkaç ay içinde dijital varlık fiyatlarında daha fazla acı ve nihai bir teslimiyet dönemi göreceğimizi düşünüyorum,” dedi.
2008’deki konut krizinden önce ABD emlak piyasasına karşı pozisyon almasıyla tanınan Michael Burry de Bitcoin’in daha da düşmesi hâlinde bunun bir “ölüm sarmalına” yol açabileceği uyarısında bulundu.
Eleştirmenlere göre, Bitcoin’in kayıpları daha yeni başlıyor; zira giderek daha fazla kişi onun bağlantısız, son derece spekülatif ve oynak bir varlık olarak sistemdeki yerini sorguluyor. Ancak Bitcoin geçmişte de büyük çöküşlerden defalarca toparlandı ve yeni bir yükseliş ihtimali hâlâ tamamen göz ardı edilmiş değil.
Sonuç olarak Bitcoin’de yaşanan düşüş, yalnızca fiyat grafikleriyle sınırlı bir gerileme olarak değil, kripto paraların uzun vadeli anlamı ve işlevi üzerine süren tartışmaların da bir yansıması olarak görülüyor. Destekleyiciler bu süreci, geçmiş döngülerde de yaşanan ve zamanla toparlanan geçici bir düzeltme olarak yorumlarken; eleştirmenler, Bitcoin’in “dijital altın” anlatısının zayıfladığını ve yatırımcı güveninin kalıcı biçimde aşındığını savunuyor.
Küresel ekonomik belirsizlikler, merkez bankalarının politikaları ve spekülatif teknoloji alanlarındaki dalgalanmalar da bu düşüşü besleyen faktörler arasında yer alıyor. Önümüzdeki aylarda fiyatların nasıl bir seyir izleyeceği, Bitcoin’in yeniden güçlü bir anlatı kurup kuramayacağını ve bu düşüşün yeni bir yükseliş döngüsüne mi yoksa daha derin bir kırılmaya mı işaret ettiğini netleştirecek.
Derleyen: Damla Şayan



